Anayasa Mahkemesi’nden Kamulaştırma Bedeline İlişkin Kritik Karar
16.04.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 18.09.2025 tarihli ve 2020/27651 başvuru numaralı Hürmet Alpay ve diğerleri kararı, kamulaştırma bedelinin belirlenmesi sürecinde mülkiyet hakkının nasıl korunması gerektiğine dair önemli ilkeler ortaya koymuştur.
Söz konusu karar, özellikle kültür varlığı niteliğindeki taşınmazların değerlemesinde uygulanacak yöntemler bakımından dikkat çekici tespitler içermektedir.
⚖️ Olayın Özeti
Başvuruya konu olayda, Kayseri’de bulunan ve başvuruculara ait taşınmazlar korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilmiş ve akabinde kamulaştırılmıştır.
Ancak derece mahkemeleri tarafından belirlenen kamulaştırma bedelinde:
- Taşınmazların merkezi konumu,
- Ticari potansiyeli,
- Özellikle tarihi ve estetik değeri
yeterince dikkate alınmamıştır.
Başvurucular, bu nedenle kamulaştırma bedelinin taşınmazların gerçek değerini yansıtmadığı iddiasıyla bireysel başvuruda bulunmuştur.
🧠 Hukuki Sorun: Gerçek Karşılık İlkesi
Uyuşmazlığın temelinde şu soru yer almaktadır:
Kamulaştırma bedeli belirlenirken taşınmazın tüm değer unsurları dikkate alınmak zorunda mıdır?
Anayasa’nın:
- 35. maddesi (Mülkiyet hakkı)
- maddesi (Kamulaştırma)
uyarınca, kamulaştırmada “gerçek karşılık” ilkesi esastır.
🏛️ Anayasa Mahkemesi’nin Değerlendirmesi
1. Mülkiyet Hakkına Müdahale
Mahkeme, kamulaştırmanın mülkiyet hakkına ciddi bir müdahale olduğunu ve bu müdahalenin ancak adil bir kamulaştırma bedeli ile dengelenebileceğini vurgulamıştır.
2. Eksik Değerleme Sorunu
Kararda özellikle şu hususlar öne çıkmaktadır:
2863 sayılı Kanun’un uygulanması sonucunda taşınmazın:
- Eski eser niteliği
- Enderlik ve sanat değeri
kamulaştırma bedeline yansıtılmamıştır.
Mahkeme, bu durumun taşınmazın gerçek değerini düşürdüğünü açıkça ifade etmiştir.
3. Orantılılık İlkesinin İhlali
Anayasa Mahkemesi’ne göre kamu yararı ile bireyin mülkiyet hakkı arasında adil denge kurulmamıştır. Bu nedenle müdahale ölçüsüz bulunmuştur.
🚨 Sonuç: Mülkiyet Hakkı İhlal Edildi
Mahkeme, başvurucular yönünden:
- Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine
- Yeniden yargılama yapılmasına
karar vermiştir.
📌 Kararın Uygulamaya Etkileri
1. Kamulaştırma Davalarında Yeni Standart
Artık mahkemeler yalnızca emsal satışlara dayanarak değil, taşınmazın tüm niteliklerini dikkate almak zorundadır.
2. 2863 Sayılı Kanun Uygulamasına Eleştiri
Karar, kültür varlığı niteliğinin taşınmazın değerini düşürmediğini; aksine bazı durumlarda artırabileceğini ortaya koymaktadır.
3. Bilirkişi Raporlarının Önemi
Eksik veya yüzeysel bilirkişi raporları, mülkiyet hakkı ihlaline yol açabilecek nitelikte değerlendirilmektedir.
⚖️ Hukuki Değerlendirme
Bu karar, kamulaştırma bedeli belirlenirken şu stratejik noktaları öne çıkarmaktadır:
- Emsal karşılaştırma tek başına yeterli değildir.
- Taşınmazın özgün nitelikleri somut şekilde ortaya konulmalıdır.
- 2863 sayılı Kanun, mülkiyet hakkını zedelemeyecek şekilde yorumlanmalıdır.
Aksi halde verilen kararlar Anayasa’ya aykırılık riski taşıyacaktır.
📣 Sonuç ve Genel Değerlendirme
Anayasa Mahkemesi bu kararıyla:
- Kamulaştırma bedelinin yalnızca teknik bir hesaplama olmadığını
- Aynı zamanda temel hak meselesi olduğunu
bir kez daha ortaya koymuştur.
Bu yönüyle karar, hem idare hem de yargı organları açısından bağlayıcı nitelikte önemli bir içtihat olarak öne çıkmaktadır.